12 Kasım 2011

ayetlerdeki tarz değişimleri - agresif stayla


`müslüman`lar'ın sevgili kutsal kitabı olan `kuran`'da yer alan ayetlerin `muhammed`'in hicret olayından sonra tarz değiştirmesi, önceleri kardeşlerim şeklinde yaklaşan ayetlerin, birden agresif staylaya bürünmesi olayıdır. bu konuda kimi platformlarda bu muhammed'in amatör ruhunu kaybetmesi olarak da betimlenirken, bana kalırsa daha çok gücü ele alana kadar ayıya dayı demek, gücü eline aldığını gördükten sonra, asın, kesin, benim hakkında konuşan cehenneme gider psikolojisinin dışa vurumudur muhammed açısından. bahsettiğimiz sureler medeni sureleri oluyor. yani hicret sonrası. elbet sevgili yobaz arkadaşlar kutsal kitaplarındaki ayet sırasıyla iniş sırasının farklı olduğunu biliyorlardır değil mi? bunu söylemeye gerek yok.

`ahzab` suresi direkt olarak peygamberin ev işleriyle ilgili oturmayın evde yemeği yiyince kalkın gidin diyor ilginç değil mi? diyor ki:

"ey iman edenler! yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) peygamber’in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin. yemeği yiyince de hemen dağılın. sohbet için beklemeyin. çünkü bu davranışınız peygamber’i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir. allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz ,hem de onların kalpleri için daha temizdir. allah’ın resûlüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikahlamanız ebediyyen söz konusu olamaz. çünkü bu allah katında büyük bir günahtır."

`nisa` suresi ise kadınları hafifçe hırpalamanın mübah olduğundan bahsetmekte. bildiğin kadın dövmeyi kutsal kitaba koymuş adamlar. bunu da gözünü kırpmadan yapıyor. vay anasını diyoruz inceliyoruz:

"iyi kadınlar, itaatkârdırlar. allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da “gayb”ı korurlar. (evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün."

`maide` suresi ise, dinler arası hoşgörüyü destekleyenlerden, diyor ki:

"ey inananlar! `yahudi` ve `hıristiyan`ları dost edinmeyin. onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır. şüphesiz allah zalimler topluluğunu doğruya iletmez."

`tevbe` ise dozajı arttırmakta artık hakaret boyutuna gelen yazılar içermekte hatta cennet karşılığı satın alınmış olduğumuzu, bu uğurda ölmemiz hatta öldürmemiz gerektiğini belirtmekte;

"allah'a ortak koşanlar ancak bir pislikten ibarettir.onlardan ölen hiçbirine asla namaz kılma ve kabrinin başında durma. çünkü onlar allah’ı ve resûlünü inkâr ettiler ve fasık olarak öldüler. şüphesiz allah, mü’minlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır. artık, onlar allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve ölürler."

`enfal` suresinde ise artık şiddet boyutuna atlıyoruz, testere misali kafirlerin falan parmaklarına girişiyoruz hunharca;

"hani rabbin meleklere, “ben sizinle beraberim. iman edenlere sebat verin. ben kafirlerin kalplerine korku salacağım. şimdi vurun boyunlarının üstüne. vurun, onların bütün parmaklarına” diye vahyediyordu."

`muhammed` suresinde ise olay 300 spartalı ile karışıyor bence. bildiğin i am spartaaaaaaaa diye kükrememiz gerekirmiş bu zamana kadar biz bilememişiz;

"inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. nihayet onları çökertip etkisiz hale getirdiğinizde bağı sıkı bağlayın (sağ kalanlarını esir alın)."

oysa ilk başlarda inen bir ayet örneği verirsek durumun ne kadar farklı olduğu açıkça ortaya çıkıyor;

"ey muhammed ! kafirlere de ki, ne ben sizin putlariniza ibadet ederim, ne de siz benim taptigima (allaha) taparsiniz.o halde sizin dininiz sizin, benim dinimde benim olsun." (kafirun)

sizin dininiz size benim dinim bana hoşgörüsü noktasında olan bir din, ne oluyor da yakaladığınız kafirin kafasını kesin, diğer dinlerdekilerden dost edinmeyin noktasına geliyor? yazım dilimi değişmekte yoksa değişmeyen tek kutsal kitap masalları ağır bir darbe mi alıyor?

not: meallerin hepsi `diyanet`in kendi sitesinden almadır. diyanet diyorum beybi, kolpa yok heyecanlanma.

not 2: hiç de niyetim yoktu açıkçası ancak, sözlükteki gereksiz yobazların ateist götüne takıntısı beni bu noktaya getirdi. kimin götü açıktaymış belli oldu şimdi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder