12 Kasım 2011

evlatlığın karısı ile evlenmek


zamanın şartlarıyla ya da bugünün şartlarıyla değerlendirilmeli şeklinde yaklaşılmaması gereken olaydır. şeriat isteklisi, kuran-ı kerim ile yönetilmeye hevesli islamcı faşistlere eğer kuran-ı kerim'in dayattığı koşullar o zamana ait bunlarla insanlar yönetilir mi hiç derseniz, direkt bıyıkları terlemeye başlayacak ve size küfürler savuracaktırlar. zira onlara göre kuran'ın koyduğu kurallar aynen bugün de uygulanmalıdır.

ancak iş muhammed'in evlatlığı ile ilgili konuya gelince iş birden değişir. o zaman islam faşistleri birden konuyu o zamana göre değerlendirmek gerek diye ortalıklara fırlarlar. işte klasik dinci ikiyüzlülüğü. neyse dincilere sallamaktan öte mevzular var şu an. onları başka konular altında zaten istediğiniz gibi gözlemleyebilirsiniz.

şimdi başta da dedik. eğer bir peygamberden bahsediyorsak eğer, kalkıp da dönemin koşullarından bahsetmemiz bir garip olur. evrenin ve kainatın yaratıcısı tarafından yol gösterilen bir kişi, dönem koşullarına göre etik sayılabilecek -zorladık- ancak ilerleyen zamanlara göre şüphe uyandıracak bir eylemde bulunmaz. zira yol göstericisi zamana bağlı değildir, zamanı da yarattığına inanılan tanrı'dır. bu nedenle zeyd'in karısıyla evlenmesinin, dönemine uygun olması ama şimdi garip gelmesi gibi bir açıklama olamaz. böyle komik savunmalar yapmayın hiç, iyice saçmalıyorsunuz.

muhammed'in evlatlığı olan zeyd'in karısıyla evlenmesi olayını zaten çoğu müslüman bilmez. ben ne zaman öğrendim ki diye düşününce, genelde gizli kaldığı bir gerçek. daha doğrusu gizli kalmaktan ziyade aynı `hüseyin üzmez` başlıklarında olduğu gibi dinci zatlar bu konuya pek yaklaşmazlar. genelde sessiz kalmayı seçseler de, dayanamayıp yorumda bulunanların savunduğu tek şey ise alan razı satan razı iğrençliğidir. adam peygamber size ne oluyor tarzı sığ, basit ancak kendilerinden beklenen argümanlarla saldırıya geçerler. hatta bir de laflarının sonuna "kafir ibneler sizi" eklerlerse tadından yenmez. bu yaklaşımda olanlarındakilerin bilgi dağarcıkları ve hatta tartışma düzeyleri hakkında fikir sahibi olabilirsiniz.

burada muhammed'in evlatlığının karısıyla evlenmesinin ilginçliği var tamam ancak asıl ilginç olan bu olayın ısrarlı bir şekilde kuran'daki ayetler sayesinde arındırılmaya çalışılması. ayrıca yine aynı `ahzab suresi`nde sürekli peygamber'in eşlerine mesaj verilmesi, bir de üzerine bu olayla ilgili sürekli ayetlerin indirilmesi hiç garip gelmiyorsa, cidden sizin sorgulama anlayışınıza hayran kalmak lazım.

kuran-ı kerim, insanlara yol göstermek için, nesiller boyu devam edecek insanlığa rehber olması için gönderilmiştir. buraya kadar herkes hemfikir herhalde. ancak bu kitap nasıl oluyorsa, son peygamber olduğu bilinen bir peygamber'in eşi olacaklar için ısrarla ayetler indiriyor. onlara mesajlar gönderiyor. hatta ve hatta peygamber evlatlığının karısıyla evlenmesiyle ilgili oraya çıkacak dedikodulara engel oluyor ve dedikodu yapan varsa bunların cezalandırılacağını söylüyor. neden? insanlara yol göstermesi gereken bir kitabın neden bu şekilde bir olaya kilitlendiğini benim bu `sipsi` kafam anlamıyor kusura bakmayın. eğer mantıklı bir açıklaması varsa seve seve adam gibi anlatanlardan dinlerim.

şimdi bu ana kadar anlattıklarım pek tabii hikaye gibi kalıyor. o nedenle bunları ispatlı şekilde yazmak gerekli. olayı biraz daha açmak gerekli. öncelikle başından bilindiği üzere dinci kesim tarafından anlatılan şekliyle anlatırsak, zeyd'e eşini muhammed evlatlığı için istiyor, zeyd eşiyle evleniyor, sonra bunlar boşanıyorlar, ziyadesiyle `boş ol boş ol boş ol` demiştir diye tahmin ediyorum, ardından da bu zeyd'in hanımının istekliliği üzerine muhammed başta pek yanaşmasa bile allah'ın emriyle evleniyor. lan?! evet son cümleye kadar anlatılanlar garip olsa da bu şekilde gelişiyor hadise. daha sonra bunların ayet ile tescillendiğini de göreceğiz zaten.

28. ey peygamber, eşlerine söyle: "eğer siz dünya hayatını ve onun süslü-çekiciliğini istiyorsanız, gelin sizi yararlandırayım ve güzel bir salma tarzıyla sizi salıvereyim."
30. ey peygamberin kadınları, sizden kim açık bir çirkin-utanmazlıkta bulunursa, onun azabı iki kat olarak artırılır. bu da allah'a göre pek kolaydır.
32.ey peygamberin kadınları, siz kadınlardan herhangi biri (gibi) değilsiniz; eğer sakınıyorsanız, artık sözü çekicilikle söylemeyin ki, sonra kalbinde hastalık bulunan kimse tamah eder. sözü maruf bir tarzda söyleyin.

yukarıdakiler peygamber eşlerine gönderilenler. biraz önce bahsettiklerimin kanıtları. zaten bunları kuran'ı hatim etmiş dincilerde biliyordur pekala. yoksa okumamış olacak halleri yok ya?

37. hani sen, allah'ın kendisine nimet verdiği ve senin de kendisine nimet verdiğin kişiye: "eşini yanında tut ve allah'tan sakın" diyordun; insanlardan çekinerek allah'ın açığa vuracağı şeyi kendi nefsinde saklı tutuyordun; oysa allah, kendisi'nden çekinmene çok daha layıktı. artık zeyd, ondan ilişkisini kesince, biz onu seninle evlendirdik; ki böylelikle evlatlıklarının kendilerinden ilişkilerini kestikleri (kadınları boşadıkları) zaman, onlarla evlenme konusunda mü'minler üzerine bir güçlük olmasın. allah'ın emri yerine getirilmiştir

işte burada da, işin ilginç kısmı başlamakta. neden ve nasıl sorularını bana sorduran bunlar. resmi aklama yazısı gibi bir yazı. nedeni konusunda yine fikri olan varsa buyursun gelsin. şimdi daha da yazmıyorum. ziyadesiyle bunlar yeter kanımca. isteyen olursa eklerim bütün ahzab suresini. sorun değil. bunların ışığında asıl sorun, islamiyet'in bunlara izin verip vermediği değildir benim nezdimde.

zira islam'ın kuralı diye ortaya atılan sürüce madde ve güya sünnet ve farz olan şeylerin ne kadar çarpıtılmış olduklarını hepimiz biliyoruz. hayatın içinde de sık sık karşılaşıyoruz bu özgürlük savaşçılarıyla. o nedenle olayın islama uygun olup olmamasını geçiyorum ben. önemli falan değil. sapkın dinciler çıkıp ne var bunda da diyebilirler pekala. çarpıtacağınız kadar çarpıtmışsınız zaten bu dini.

asıl mesele, bir peygamber'in bu şekilde öngörüden uzak bir eylemi gerçekleştirmiş olmasıdır. zaman göre belki uygun sayılabilecek bir eylemi peygamber yaptığı zaman meşrulaştıramazsınız. zira o zaman peygamber kavramını silip atmış olursunuz. bu da inançlarınıza sığmaz değil mi kuzucuklarım? o nedenle bir peygamberin evlatlığının karısı ile evlenmesi başlı başına garipken, bir de üzerine allah tarafından bunun anormal olmadığını ispatlamak için inatla ayetlerin ve surelerin gönderilmesi nasıl bir mantıktır? bir de üzerine buna ek olarak peygamber'in evinde fazla kalmayın ve peygamber eşleri şunları yapın muhabbetlerini geçiyorum bile.

neyse sorgulamaktan uzak beyinler için çok uzun bir yazı oldu bu. zaten bu yazıyı sözlüğün yarısı okumaz ki lan bende neye çabalıyorsam. o nedenle usulca çekiliyorum köşeme. ya habibi falan canolar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder