25 Temmuz 2012

Prag - Karamsar Şehir Portresi



eski zamanlardaki o meşhur kasveti yerine artık sadece mimarisi ile birlikte ağırlığı olan şehir. kafka gibi bir adama ilham veren o kasveti haliyle seneler geçtikçe, insanlar değiştikçe yavaş yavaş dağılmış, şimdi daha çok tarihin içinde, hem keyif veren hem de istersen eğlendiren bir şehir görünümüne bürünmüş.

genel olarak sanırım çoğu gidenin vaktini geçireceği yer prague 1 bölgesi. yani bütün tatilinizi orada geçirebilirsiniz, zira o bölge zaten bütün turizmin tavan yaptığı bölge. barlar, publar, gece kulüpleri, charles bridge, powder tower, prague castle falan derken bütün gezilecek yerler elinizin altında oluyor. aynı zamanda konaklamak için de gayet ucuz yerler bulabiliyorsunuz. burası bile o kadar çok genişken, bütün prag bölgelerini gezmeye kalksanız sanırım hayli zamanınızı alır.

şehirde eğlence açısından her imkan var. bir kere şehrin kendisi eğleniyor. sokaklarda her köşe başında jazz yapılan, ve güzel jazz yapılan bir şehir burası. jazz'ın başkenti gibi bir şey. o nedenle sokaklarında bile müziğin hakim olduğu bir şehirde, elbette biramı yudumlarken keyifli müzik dinlerim demenizin imkanı çok ama çok fazla. bira demişken, biranın sudan ucuz olduğunu da belirtelim. sudan ucuz derken, deyim olarak kullanmıyorum, gerçekten sudan ucuz. su çok pahalı lan!

diğer taraftan ben daha zıpır eğlenceleri seviyorum derseniz, gece kulüpleri, 5 katlı diskolar ki her katında ayrı müzik türü ile karşılanıyorsunuz ancak yaş ortalaması 16 falan, striptiz kulüpleri de gayet kolay ulaşılabilinecek yerler olarak sizleri bekliyor diyebilirim. ha tabii bunlar için para para para..

diğer taraftan tarihi, turistik, müzelik gezi yaparım ben diyorsanız, zaten istemediğiniz kadar çok tarihi yer var. şehrin kendisi bir tarih barındırdığı için zaten bu konuda sıkıntı yaşayabileceğinizi düşünmeyin bile. ancak genel olarak hiçbir tarihi yerde, herhangi bir ingilizce anlatımdır, yazıdır bulmanız imknasız. bu nedenle gideceğiniz yerlere gitmeden önce benden tavsiye oraların ne olduğunu falan kendiniz araştırın, gerekirse döküman ile gidin.

prag elbet çok güzel bir şehir ancak gece olunca bambaşka güzel oluyor. sanırım bir şehrin ışıklandırılması ancak bu kadar güzel, bu kadar kusursuz olabilir. o mükemmel mimarinin, o her köşe başında her binanın saçaklarından tavanlarına kadar olan heykellerin müthiş ışıklandırmaları sayesinde yürümekten, yürürken şehir izlemekten bile keyif alıyorsunuz. şehrin meydanında, elinizde biranızla yere oturup bira içme keyfi bile yeter bir akşamınızın keyifli geçebilmesi için.

bu arada, hayatımda gördüğüm en güzel müzeyi barındırıyor prag. franz kafka müzesi. müzenin dizaynı, katlar arasındaki geçiş, sinevizyon gösterimleri, dökümanlar, içerisinin o atmosferi gerçekten harika. zaten benim gibi bir kafka hayranı için nirvana noktasıydı prag, bir de orada o müzeyi gezip, iliklere kadar hissetmek apayrı oldu gerçekten de.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder